LunAtlas - Şimdilik Dünya İçin
Asıl Simurg Bizleriz… Asıl Simurg Bizleriz…
Hayatı değerli kılan, bizi biz yapan nedir? Amacımız neye doğru? Şu olmazsa yaşayamam dediğimiz nedir?Mutluluk mu, vicdan mı, para mı, namus mu, aile mi,... Asıl Simurg Bizleriz…

Hayatı değerli kılan, bizi biz yapan nedir? Amacımız neye doğru? Şu olmazsa yaşayamam dediğimiz nedir?
Mutluluk mu, vicdan mı, para mı, namus mu, aile mi, ev mi, araba mı ya da daha fazlası mı?
Yoksa anlamlı yaşamak mı?
Zamanımız bunları elde etmeye ne kadar yeter?
Ya da zaman sadece ölebilmemiz için yaratılmış bir illüzyon mudur?
Ve daha birçok cevabını kestiremediğim sorular nehiri..
Hayatımızın hangi aşamasında olmazsa olmazlarımızı akla getiririz ki(?)

Kiminin fazlası, kiminin eksiği derken cehaletin doğuşuna şahit olduk. Bahşedilen hayatta suçumuz daha aptal, daha akıllı, daha zengin, daha güzel, daha çirkin, daha soylu oluşlarımız mı ?
Bu “daha” lar bizi sınıflara ayırdığı yetmezmiş gibi sonumuzu getiriyor. Anlayışımız, saygımız, merhametimiz ve geri getirilmesi mümkün olmayan zamanlarımız tükenmekte. Hayatı varsayımların eline bırakarak yaşayamayız, yaşamaya değer şeyleri görebilmeli, bizi biz yapan hedefe ulaşmalıyız. “Biz” derken bizlerin insani duygularını hiçe saymadan, insan olup insan kalabilmeyi hedef almalıyız. Amacı olmayan insanın vay haline..

Lichtenberg’in şu sözü belirgin bir şekilde bunu dile getiriyor: “Önemli olan kişinin neye inandığı değil,inandığı şeyin onu ne yaptığıdır.”

Ve şunu unutmayalım ki kim olursan ol; mevkin,paran, yaşam standartların, yaptıklarının yanında tüm bunlar bir hiçtir.

Yaşamanın da bir adabı olmalı.

Peki ya adap demişken, benliğimizi merkeze ne kadar uzakta tutuyoruz? Kendimizin ne kadar farkındayız?
Kimliğimiz , benliğimiz her ne kadar sabit ve eskimez gibi dursa da, aslında gerçek değişmekte olmasıdır.
Günümüzde yeni arayışlar, yeni yollar, aşılan sınırlar olağanüstü bir durum gibi karşılanıyor. Methetmek yok, gurur duymak yok ,destek yok. Bir de üstüne üstlük başarısızlıkla karşılaşınca “Biz demiştik.” deniliyor. Karalama safsatası bitmiyor ki gün yüzü görelim. Acınası karakterlere değindiğim için üzgünüm.
Diyeceğim o ki dizginlenen fikirler,hisler,yetenekler,sınırlar değil “had” olmalı.
İnsanlık da kendini yakmadıkça, kabuğundan ayrılmadıkça; bataklığında ve kafesinde yaşamaktan kurtulamayacaktır.

Sözlerimi Mevlana’nın dizeleriyle tamamlayacağım:
“Eğer sen can konağını arıyorsan bil ki sen cansın.
Eğer bir lokma ekmek peşinde koşuyorsan sen bir ekmeksin.
Bu gizli bu nükteli sözün manasına akıl erdirirsen anlarsın ki
Aradığın ancak sensin sen.”

Ve aslında hayatlarımıza dönüp bakacak olursak asıl SİMURG bizleriz…

Avatar

Hilal Bilun Kara

Şuana kadar yazılan hiç yorum yok.

İlk yorumu siz yapmak ister misiniz?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir