LunAtlas - Şimdilik Dünya İçin
Çok okuyan mı bilir çok izleyen mi? Çok okuyan mı bilir çok izleyen mi?
5
Eskiden çok sık karşılaştığımız bir soru vardı; çok okuyan mı bilir yoksa çok gezen mi? Bu soruyu günümüz dünyasında şu şekilde sormak daha uygun... Çok okuyan mı bilir çok izleyen mi?

Eskiden çok sık karşılaştığımız bir soru vardı; çok okuyan mı bilir yoksa çok gezen mi? Bu soruyu günümüz dünyasında şu şekilde sormak daha uygun olur; çok okuyan mı bilir çok izleyen mi?

Bu sorunun cevabını bulmak için şöyle bir senaryo düşünün;

İşten eve geldiniz, zihniniz yorgun…

Yemeğinizi yediniz ve günlük rutin işlerinizi tamamladınız.

Yoğun bir günün ardından dinlenmek, kendinize vakit ayırmak ve köşenize çekilmek istiyorsunuz.  Uzun zamandır başucunuzda okunmayı bekleyen o kitabı gördünüz. İçinde derlenmiş doğru bilgilerin olduğu, herhangi bir kurguya ihtiyaç duymadan genel kültürünüzü geliştiren o malum kitap!

Eliniz bir türlü gitmiyor değil mi?

Çünkü bu bilgilere ivedi olarak ulaşmanız gerekmiyor.  Ulaşmanız gerektiğinde Google veya Siri Hazretleri size yardımcı olacak.

Kısa vadede size kazanım sağlamayacak bu bilgileri düşünerek, okuyarak beyninizi yormak istemiyorsunuz. Ancak konuya da ilgi duyuyorsunuz ve öğrenmek istiyorsunuz.

Youtube'dan video izleyerek öğrenmek

Bu durumda hangisini tercih ederdiniz? Bir masanın başında notlar alarak kitabı okumayı ve analiz etmeyi mi yoksa Youtube’u açıp bir uzmanın fikirlerini dinlemeyi mi?

Günümüz dünyasında insanların büyük bir kısmı izleyici olmayı tercih ediyor. Kitap okuma eylemi neredeyse sonlandı. Artık kitap dinleme/izleme eylemi var. Hiçbir bilgiyi tam olarak öğrenemiyoruz.

Neden kitap okuyarak öğrenemiyoruz?

Çok okuyan mı bilir çok izleyen mi sorusunu cevaplarken en önemli konu; kitap okumak dediğimiz şeyin aktif ve etkili bir zihin aktivitesi olması. Kelimeleri zihinde canlandırmak insanlarda olayları bizzat deneyimleme duygusu yaratıyor. Öğrenmenin yolu da bu deneyimi ya kazanmaktan ya da analiz edebilmekten geçiyor.

İnsanların ansiklopedi okuduğu ve Google’ın olmadığı yılları bir düşünün. Bilginin kalıcılığını ve o dönemdeki insanların genel kültür seviyelerinin ne kadar yüksek olduğunu hatırlayın. Etraflarında ve toplumda olup bitenlere karşı etkileyici bir şekilde duyarlıydılar. Tabii ki bu sağduyuya sahip olmaları onların entelektüel seviyelerinin yüksek olması ile ilgiliydi.

Sonuç: Çok okuyan mı bilir çok izleyen mi?

Şimdi tekrar düşünün! Bilginin kaynağına eğlenerek ulaşmak ve bunu okuyarak yapmak ister misiniz? Peki sizce çok izleyen mi bilir yoksa çok okuyan mı? Eğer cevabınız çok okuyan ise sizlere roman, hikaye gibi bir zihin yaratımı olmayan ama yine de bilgiyi öğrenmek ve faydalanmak için başvurulacak birkaç kitap önerisinde bulunmak istiyorum.

·       Gündelik Yaşantımızın Tarihi

·       Homo Sapiens

·       Hayat Bir Ziyaretçinin Yeryüzü Rehberi

·       Cahillikler Kitabı

Okuyarak mı öğreniriz, izleyerek mi sorumuzun cevabı ”okuyarak” olduğunda belki de Atatürk’ün dediği gibi ”Millî kültürümüzü muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız.”

Fatma Bayraktar

Fatma Bayraktar

Hayal kuran bir dünyalı. Edebiyat, sinema, felsefe, spiritüalizm konularının araştırıcısı. Eski bir insan kaynağı, yeni bir içerik ve teknoloji yaratıcısı olma yolunda ilerliyor. Hikayeler anlatıp yazıyor. LunAtlas'ı bilginin kaynağı haline getirmek amacıyla çalışıyor.

Şuana kadar yazılan hiç yorum yok.

İlk yorumu siz yapmak ister misiniz?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir